Ömrümü Geri Getirebilir misin?

Yüz yaşındaki bir ihtiyar Hz. Muâviye’nin [radıyallahu anh] yanına gelir. Hz. Muâviye ihtiyara dünyayı nasıl bulduğunu sorar. İhtiyar şu cevabı verir: “Bolluk yılları sıkıntılı yılları, günler günleri, geceler geceleri kovaladı. Doğanlar doğdu, ölenler öldü. Doğanlar olmasa insan soyu tükenir, ölenler olmasa dünya insanlara dar gelir.”

Bu sözler üzerine Hz. Muâviye [radıyallahu anh] ihtiyara dedi ki: “Ne dileğin varsa söyle!” “Geçen ömrü geri getirebilir yahut yaklaşan eceli savabilir misin?” “Buna benim gücüm yetmez!” “O halde benim sana ihtiyacım yok!” (İmam Gazâlî, Mükâşefetü’l-Kulûb).

Zaman Kılıç Gibi

İmam Şa‘rânî [rahmetullahi aleyh] demiştir ki: İmam Şâfiî [rahmetullahi aleyh] ilim ve halinin yüceliğine rağmen Hakk’a âşık sûfîlerle otururdu. Kendisine, “Şunların sohbetinden ne istifade ettin?” diye sorulunca şu cevabı verdi: “Onların en fazla şu sözlerinden istifade ettim: ‘Vakit bir kılıçtır. Sen onu kesmezsen, o seni keser. Yani, sen vakitten istifade etmezsen, o senin ömründen bir parça kesip atar. Sen nefsini hayırlarla meşgul etmezsen, o seni kötülüklerle meşgul eder.’”

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir