Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Ahmet Cemal tarafından çevirilen eser 8. baskıya ulaşmış durumda. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılan eser 68 sayfadan oluşmaktadır. Okuyucuların bir solukta bitirebilecekleri bir kitap olan eserin ana kurgusuna mektubun göndereninin olmaması gizeminden yola çıkılmıştır.

Kitap hakkında internette yer alan ifadeler ise şunlardır:

Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanımamış olan sana”. Kadın büyük tutkusunu hep bir “bilinmeyen” olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde “taraflar” değil, sadece tek bir “taraf” vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda “mutlak aşk” kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!

Paylaş:

One Reply to “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu”

  1. Müfrit ihtiraslar, tutkular aşkın oyunlarıdır..beşeri aşkta platonik hal, cogu zaman aski tek taraflı yaşamak isteyenlerde görülür..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir