Şah ve Sultan – İskender Pala

Şah ve Sultan, İskender Pala tarafından 2010 yılında yazılmış, yayımlanmasının hemen ardından çok satanlar listesine girmiş ve 2010 yılının en çok satan kitabı olmuştur. Kitap 387 sayfadan oluşmaktadır. Kitap kapak tasarımı ile de birçok okuyucuyu etkilemiştir.

şah ve sultan
Şah ve Sultan

Kitap Yavuz Sultan Selim dönemini harika bir üslupla anlatmış.  Yavuz Sultan Selim ve Safevi Devleti şahı Şah İsmailin arasındaki ilişkiyi derinlemesine ele almış. İki farklı kişinin ağzından yazılmış olan kitap bir bölümü Şah İsmail’in yakınında bulunan Kamber Can tarafından bir bölümü ise Yavuz Sultan Selim’in yakınında bulunan Can Hüseyin tarafından anlatılmış.

Kitap konu olarak, şehzadeliği zamanında önünde engel tanımayıp devletin durağanlığına son vermek isteyen bu sebeple Babası Bayezid’i saf dışı bırakıp bedduasını alan ve Sultan olan Selim ile Şeyhlikten Şahlığa geçip Selime meydan okuyan Şah İsmail arasında hâkimiyet savaşı. Aslında bir aşk hikâyesi daha doğrusu bir aşığın maşukunun uzaktan sevmesinin hikâyesidir.

Bu ikili arasındaki savaşa sadece meydan savaşı demek yanlış olur. Çünkü Sultan ve Şah her konuda birbirilerine savaş açmışlar. Özellikle Şairlik konusunda birbirlerine ne kadar üstün olduklarını göstermenin de savaşı olmuştur. Kitapta birbirlerine gönderdikleri mektuplar yer almaktadır. Hatta bu ikili arasındaki mektuplar edebiden çıkıp hakaret boyutuna kadar ulaşmıştır. Mektubu götüren elçi bir daha dönmemek üzere gidip, Sultan Selim ile Şah İsmail tarafından feci bir şekilde öldürülmüştür. En sonunda mektuplaşmanın önüne geçip bir yüzleşme bir meydan savaşına karar verilir ve Çaldıran savaşı yapılır.

Şah ve Sultan’ın Mücedelesi

Bu savaş sonrasında Sultan Selim Şah İsmail’i feci bir şekilde yenmiş ve Şah meydandan yaralı olarak korumalarıyla kaçmış. En başından beri Selimin Tebriz’i, Şahın İstanbul’u ele geçirme isteğinin sonucunda Sultan Tebriz’i alarak Şahı saf dışı bırakmıştır.

Çok etkileyici bir hikâye olduğunu baştan söyleyeyim. Aslında kurgu, “Sevgi” adını verdiğimiz duygunun ne olduğunu tam anlamıyla çözmeye çalışan Kamber Can adlı kahramanın içinde kopan fırtınalar üzerinden şekillenmiştir. Ailesini tanıyamamış bu çocuk, sürekli farklı olaylar yaşayarak kendince sevginin tanımını yapmaya çalışmıştır. Böylelikle okuyucuya güzel mesaj verilmiştir.

Kurgudan çıkıp genele bakacak olursak, kökleri aynı olan iki milletin birbirine nasıl düşürüldüğünü ve yıkımın boyutlarına dikkat çekiyor. İskender Pala, başarılı yazar olmanın gereklerini yerine getirmek adına, kitabı yazarken iki mezhepten insanları da incitmemeye özen göstermiştir.

Kitabı okuduktan sonra Şah ile Sultan’ın satranç maçını izlemek için orada olmayı isteyenler olabilir. İncecikten laf sokmalar, edebi dille mesaj vermeler. Hepsi çok güzel bir şekilde cümlelere dökülmüş. Çaldıran savaşı öncesi yaşanan soğuk savaş ise gerçekten ayrı bir hava katmış kitaba..

İyi okumalar..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.