Bir Akşamdı

8 Şubat 2014, Kategori: TAHLİLLER
KİTABIN ADI BİR AKŞAMDI
KİTABIN YAZARI PEYAMİ SAFA
YAYINEVİ VE ADRESİ ÖTÜKEN – BEYOĞLU/İSTANBUL
BASIM YILI 1995

 

1.KİTABIN KONUSU: Meliha adında  genç bir bayanla Kamil adında bir Osmanlı zabiti arasında yaşanan olaylar ve dönen entrikalalar.

 

2.KİTABIN ÖZETİ: Meliha İzmit’te yaşayan genç,güzel bir kızdır.Yaşantısında hasta bir baba, evde yalnız kendisiyle ilgilenen bir annesi vardır. Meliha günlerini evinin bahçesinde çiçeklere bakım yaparak , kitap okuyarak geçirir.Yaklaşık yirmi yaşına kadar evde aynı işleri yapması, babasının sahip olduğu hastalık (öksürük), annesiyle yaptığı gereksiz tartışmalar,  akşamları izlediği hep aynı İzmit körfezi manzarası onun canını sıkıyordu. Bir gün evine uzun boylu , yakışıklı, genç bir zabit gelir.Bu zabitin adı Kamil’dir. Kamil Balkan harbinde çarpışmış başarılı bir subaydır. O ailenin uzaktan akrabası olmaktadır. Kamil Meliha evde bulunduğu sürece birbirlerine aşık olurlar. Kamil İstanbul’a evine giderken yanında Melihayı da götürür. Meliha ile Kamil birlikte yaşarlar; fakat Kamil Meliha’ya nikah kıymaz. Bir nevi Meliha’yı bir metres gibi kullanır. Kamil yaşantısını Roma imp.’na ait kitaplarla ilgilenerek , kendine yol gösterici olarak örnek alır. Devamını oku » «Bir Akşamdı»


Peyami Safa

4 Aralık 2013, Kategori: BİYOGRAFİLER

Peyami Safa (d. 1899, İstanbul – ö. 15 Haziran 1961), Türk hikâye ve romancısı.

Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, fikrî eserleri, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır.

Konu başlıkları

1 Hayatı
2 Edebî hayatı
3 Hakkında yapılan çalışmalar
4 Eserleri
5 Açıklama

Hayatı

Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa’nın oğludur. Sivas’a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden “Yetim-i Safa” adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini “9. Hariciye Koğuşu” adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddî sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş,13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi’ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Keteon Matbaası’nda bir süre nota tashihi işinde çalışan Peyami Safa, Posta – Telgraf Nezareti’ne girmiş, I. Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi’ndeki Rehber-i İttihat Mektebi’nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca’sını ilerletmiştr. Buradaki izlenim ve deneyimlerini “Biz İnsanlar” adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa’nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları “20. Asır” adlı akşam gazetesinde “Asrın Hikâyeleri” başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921’de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr’a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir.

1960’lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs’tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum’da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve’nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul’da vefat etmiştir.
Edebî hayatı

İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu (1931) Nazım Hikmet’e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa’nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya’nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi.

İlk uzun hikâyesi Gençliğimiz’i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa’nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım’ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce[kaynak belirtilmeli] eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur.

Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta (dergi), Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır.

Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir “Zalim” olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila’yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihî roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır.
Hakkında yapılan çalışmalar

Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir.
Beşir Ayvazoğlu’nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları’ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır.
Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde “Peyami Safa’nın Server Bedi İmzalı Romanları” konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır.
Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” romanını “Exterior Diseases – Ward: 9″ adıyla İngilizceye çevirmiştir.

Eserleri

Roman

Gençliğimiz (1922)
Şimşek (1923)
Sözde Kızlar (1923)
Mahşer (1924)
Bir Akşamdı (1924)
Süngülerin Gölgesinde (1924)
Bir Genç Kız Kalbinin Cürmü (1925)
Canan (1925)
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930)
Fatih-Harbiye (1931)
Attilâ (1931)
Bir Tereddüdün Romanı (1933)
Matmazel Noraliya’nın Koltuğu (1949)
Yalnızız (1951)
Biz İnsanlar (1959)

İnceleme – Deneme

Türk İnkılâbına Bakışlar (1939)
Büyük Avrupa Anketi (1938)
Felsefî Buhran (1939)
Millet ve İnsan (1943)
Mahutlar (1959)
Mistisizm (kitap) (1961)
Nasyonalizm (kitap) (1961)
Sosyalizm (kitap) (1961)
Doğu-Batı Sentezi (1963)
Sanat-Edebiyat-Tenkid (1970)
Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca (1970)
Sosyalizm-Marksizim- Komünizm (1971)
Din-İnkılâp-İrtica (1971)
Kadın-Aşk-Aile (1973)
Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar (1977)


« Öncekiler