Edebiyata Dair

Edebiyat “edeb” ile başlar. Sonra ilimle yoğrulan hissiyatın teşekkülü halinde zuhur eder. Edebiyat kişinin istidadına göre sanat namına keyif verir. Bu istidadı birliktelikler ortaya çıkartır ve tek olmanın fevkinde lezzet verir. Bu tadın, hep birlikte, sıcak bir ortamda ve hep tebessümle keyfini çıkarmak için buradayız.   Bize katıldığınız için teşekkür ederiz..   Görüş ve önerilerinizi

İman, İbadet, Ahlâk ve Akaid Hakkında

İman, İbadet, Ahlâk İman esasları, geleneğimizde “âmentü” olarak öğretilen altı husustan ibarettir ve nelere ne şekilde inandığımızı belirler. Bunları öğrenmek, anlamak ilk vazifelerimiz arasında yer alır. Akaid ilminin delilleri doğrudan Kur’ân-ı Kerîm’de ve sünnet-i seniyyede bulunur. Âlimlerimiz bunları kitaplarda ayrıntılarıyla anlatmıştır. Öğrenilmesi farz olan bilgiler hususunda, iman esaslarından sonra uygulamaya yönelik temel bilgiler gelir. Buna

Ne Söylüyoruz Ne Yapıyoruz?

Ahiret nedir? Ahirette neler olacak? Şakîk-ı Zâhid [rahmetullahi aleyh] şöyle der: “İnsanlar, ‘Allah rızkımıza kefildir’ derler, fakat bir şeyler biriktirmedikçe kalpleri tatmin olmaz. ‘Ahiret, şüphesiz dünyadan hayırlıdır’ derler, ama mal biriktirdiklerini ve Allah yolunda infak etmediklerini görürsün. Sanki onlar bu dünyaya Rab’lerinin rızasını, ahiret yurdunu kazanmak için değil de, sadece günah yüklenmek için gelmişler. ‘Bir

Dış Görünüş Çok Mu Önemli Yoksa İç Güzellik Mi?

Dinimiz iyi insanı sûreten değil sireten, yani ahlâken olgunlaşmış insan olarak tanımlar. Hadis-i şerifte buyurulur: “Allah Teâlâ sizin görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz, kalplerinize ve amellerinize bakar” (Müslim). Bir insanın dış görünüşü itibariyle bugünün “iyi insan” kalıbına uymuyor olması, onun iyi insan olmadığını göstermez. Elbette bugünün anlayışının da ciddi şekilde sorgulanması gerekir. Dış Görünüş Önemli Mi?

Ümmetin Öncüleri – Sahabiler, Onlar Önderler

Eskiden beri İslâm âlimlerinin ve büyüklerinin uyguladıkları güzel bir gelenek vardır. Müslümanlara vaaz ve nasihat ederken, İslâm’a dair bir mevzudan bahsederken sözü ashabın hayatıyla süslerler. Çünkü müslümanlar eskiden beri sahâbe-i kirâmın yapıp ettiklerini ve hallerini sevinçle, tam bir hürmetle kabul eder, onunla amel etmeyi önemserler. Onlar Önderler, Sahabiler Sahabilerin ittifakla söyledikleri ve yaptıkları bir şeyi

Tıraşın Bedeli

Ebû Cafer Haddâd hazretleri anlatıyor: Bir defasında Mekke’de bulunuyordum. Saçlarım uzamıştı fakat yanımda onu kesecek bir şey yoktu. Sonra bir berbere gittim. Berber salih bir kişi gibi görünüyordu. “Allah için saçlarımı keser misin?” dedim. “Tabii ki memnuniyetle” dedi. Saçlarımı tıraş etti. Daha sonra içinde altın paralar olan bir kese uzattı ve, “Al bunu, ihtiyaçlarını giderirsin”